sosyal ağlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sosyal ağlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Şubat 2012 Cumartesi

Sosyal ağlar bizi bazen yalancı ama her zaman kendimiz yapar

İnternet üzerinden kurulan ortaklıklar, arkadaşlıklar, aşklar… Hayatımızda ne kadar çok örnekleri var değil mi bunların? İlk başta insana pek güven verici gelmiyor bu bağlar çünkü bizi haksız çıkartmayacak birçok olay var yaşanmış. İnternet ortamı insanların kendilerini olduklarından başka bir şekilde gösterebilecekleri bir yer demiyor mu herkes?


Bu cümlede biraz hata var bence. Evet oldukları gibi göstermezler belki ama bu “olduklarından” kasıt kendi nesnellikleridir sadece. Mesela biri size çok zengin olduğunu, erkekse kız olduğunu ya da size aşık olduğunu söyleyebilir, ama bu onun asıl olduğu kişidir aslında, karakterini ne yaparsa yapsın gizleyemez çünkü insan.
Bence birini gerçekten tanımak ona yüklenen, kadın olmak, zengin ya da fakir olmak, esmer olmak, sarışın olmak gibi ayrımlardan çok daha ötesini bilmek ile olur. İnsanlara bazı sıfatlar verip onları o şekilde yorumlamak ne kadar doğru sizce?

Gerçek hayattakinden çok da fazla risk yok
Evet kandırılabilirsiniz, dolandırılabilirsiniz, aldatılabilirsiniz ama bunlar sanal dünyanın dışında da başınıza gelebilecek şeyler değil mi? Ama bu durumda bile belli bir süre iletişim kurduğunuz, bir şeyler paylaştığınız kişi de size gerçekten kendinden bir şeyler vermiştir bu süreçte. Az ya da çok, eksik ya da fazla ama kesinlikle yanlış değil.

Olduklarımız ve olmak istediklerimiz’den hangisi aslında bizizdir?
13 yaşındaki bir çocuk kendini 26 yaşında, evli bir iş adamı olarak tanıtmışsa, bu onun ya rol modeli olan bir insanın hayatıdır ya da ileride kendini o şekilde görmüştür. Hiç gitar çalmamış bir mühendis kendisini bir güzel sanatlar fakültesinde okuyormuş ve bir müzik grubunda çalışıyormuş gibi tanıtıyorsa belki annesinin bile bilmediği bir arzusunu paylaşıyordur sizinle. Yalan söyler ama kendi olur…
Tabi ki bütün bu yazı boyunca “kendi olabilmek”ten kastım kişinin özünde ne olduğuydu.


Peki bu yeterli mi ?
Biri sizinle özünü paylaşmış olabilir ama size karşı dürüst olması da önemlidir. Çünkü insan ister istemez inandığı şeylerin bir anda değişmesini kolay kabullenebilen bir canlı değil, e haliyle karşısındaki kişinin dürüst olması kurulan bağın devamlılığı açısından önem arz ediyor.
En başta ne demiştik, “sosyal ağlar bizi bazen yalancı ama her zaman kendimiz yapar” !

17 Kasım 2010 Çarşamba

Facebooklaştıramadıklarımızdan mısınız?



Facebook'un kurucusu Mark Zuckerberg yeni bir proje üzerinde daha çalışıyor..Anladığım kadarıyla bu proje daha sosyal bir ağı hedefliyor..Mark Zuckerberg yeni ağı şöyle tanımlıyor: “Hala elektronik posta göndermek en yaygın iletişim araçlarından biri ancak bizim yeni sistemimizle insanların iletişim alışkanlıkları değişecek”.
Bu sistem E-mailler, chat ve facebook mesajlarının hepsini tek bir çatı altında toplayacak..Bu yeni ağ karşısında e-mail “devleri” diyebileceğimiz gmail, yahoo, hotmail belki mynet nasıl yenilikler yapacak gerçekten merak ediyorum. Açıkcası her şeyin tek bir çatıda toplanması kullanım kolaylığı sağlayabilir.


Kısacası zaten bağımlısı olduğumuz sosyal ağları biraz daha hayatımızın içine işleyecekler...Her ne kadar hayatımızın içinde bu kadar yer almalarını eleştirsem de bende bu döngünün içersindeyim..Derste bile açıp twitter’a, facebook’a, myspace’e bloga vs. bakıyorum. Sık sık maillerimi açıyorum.Bu sosyal ağların bizi asosyal hale getirişi üzerine bir yazı yazmanın vakti geldi sanırım. =))


Merakla bekliyorum yeni gelişmeleri...

..

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...